“crossed” in Turkish
Definition
'Crossed' bir şeyin bir tarafından öbür tarafına geçmek; ayrıca kollar ya da bacaklar gibi şeyleri çapraz yapmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle fiilin geçmişi olarak kullanılır: 'She crossed the street.' Sıfat olarak 'crossed arms' gibi kalıplar yaygındır. 'Crossed', 'sinirli' manasında kullanılmaz.
Examples
He crossed the road carefully.
O dikkatlice yolu **geçti**.
She crossed the river by boat.
O, nehirden tekneyle **geçti**.
He sat with his arms crossed.
O, kolları **çaprazlanmış** şekilde oturdu.
We crossed paths at a conference last year.
Geçen yıl bir konferansta yollarımız **kesişti**.
I crossed my fingers and hoped for good news.
İyi haber için parmaklarımı **çaprazladım** ve umut ettim.
She looked at me with her legs crossed, waiting for an answer.
Cevabı beklerken bacakları **çaprazlanmış** halde bana baktı.