“crooked” in Turkish
Definition
Düz olmayan ya da bükülmüş nesneler için kullanılır; insanlar veya davranışlar için ise dürüst olmayan, sahtekar anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'crooked teeth', 'crooked smile', 'crooked politician' ifadelerinde olduğu gibi hem fiziksel hem de mecazi olarak kullanılır; çoğunlukla bir düzensizlik ya da dürüst olmama anlamı taşır.
Examples
He has a crooked smile.
Onun **eğri** bir gülümsemesi var.
The old tree grew in a crooked shape.
O eski ağaç **eğri** bir şekilde büyümüş.
That politician is as crooked as they come.
O politikacı tam bir **dolandırıcı**.
The picture on the wall is crooked.
Duvardaki tablo **eğri** duruyor.
The deal sounded good, but something felt a bit crooked about it.
Anlaşma iyi görünüyordu ama bir şey biraz **sahtekarca** geldi.
Her crooked teeth made her smile unique.
Onun **eğri** dişleri gülümsemesini benzersiz yaptı.