“cram” in Turkish
Definition
Kısa sürede çok fazla bilgiyi öğrenmeye çalışmak veya bir şeyi bir yere zorla sıkıştırmak.
Usage Notes (Turkish)
'Cram for a test' ifadesiyle son anda sınava çalışmak anlamındadır; ayrıca bir şeye fazlaca sıkıştırmak anlamına da gelir. Daha çok Amerikan İngilizcesinde yaygındır.
Examples
I have to cram for my math exam tonight.
Bu gece matematik sınavım için **tıka basa çalışmalıyım**.
Don't cram your clothes into that small bag.
Kıyafetlerini o küçük çantaya **tıka basa doldurma**.
She tried to cram before the test, but she was too tired.
Sınavdan önce **hızlıca çalışmaya** çalıştı ama çok yorgundu.
We had to cram eight people into a tiny car.
Sekiz kişiyi ufacık bir arabaya **tıka basa** doldurmak zorunda kaldık.
If you cram all night, you probably won't remember much tomorrow.
Tüm gece **tıka basa çalışırsan**, muhtemelen yarın çok bir şey hatırlamazsın.
He always tries to cram at the last minute, but it rarely works.
Her zaman son dakikada **hızlıca çalışmayı** dener ama bu nadiren işe yarar.