“cradle” in Turkish
Definition
Bebeklerin yan yana sallanabilen küçük yatağıdır. Ayrıca önemli bir şeyin başladığı yer veya kaynak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘Beşik’ hem gerçek anlamda bebek yatağı, hem de ‘medeniyetin beşiği’ gibi mecaz anlamda başlangıç noktası için kullanılır. Fiil halinde nazikçe tutmak veya sallamak anlamındadır.
Examples
She held the kitten in her arms and cradled it softly.
Yavru kediyi kucağında tutup nazikçe **beşikte/şefkatle salladı**.
Some people say that innovation is born in the cradle of adversity.
Bazıları yeniliğin zorlukların **beşiğinde** doğduğunu söyler.
He's been ambitious since the cradle, always chasing big dreams.
O, **beşikten** beri hırslıydı, hep büyük hayaller peşinde koştu.
The baby slept peacefully in the cradle.
Bebek huzur içinde **beşik**te uyudu.
She gently rocked the cradle to comfort the baby.
Bebeği rahatlatmak için nazikçe **beşik**i salladı.
Egypt is known as the cradle of civilization.
Mısır, medeniyetin **beşiği** olarak bilinir.