“courage” in Turkish
Definition
Tehlike, acı, korku veya zorluk karşısında güçlü ve sakin olabilme yeteneği. Korksanız bile doğru olanı yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla sayılamayan bir isimdir: 'cesaret göstermek', 'cesarete sahip olmak' gibi ifade edilir. Hem ahlaki hem fiziksel cesaret anlamında kullanılır.
Examples
It takes courage to tell the truth.
Gerçeği söylemek **cesaret** ister.
She showed great courage during the storm.
Fırtına sırasında büyük **cesaret** gösterdi.
He finally found the courage to ask for help.
Sonunda yardım istemek için **cesaret** buldu.
Even small acts of courage can change a situation.
Küçük **cesaret** göstergeleri bile durumu değiştirebilir.
I didn't have the courage to say no, so I agreed.
'Hayır' demeye **cesaret** edemedim, bu yüzden kabul ettim.
Seeing her speak up gave me the courage to do the same.
Onun konuştuğunu görmek bana da aynı şeyi yapma **cesareti** verdi.