“counterfeit” in Turkish
Definition
Gerçek gibi gösterilerek insanları kandırmak amacıyla yapılan, genellikle para, belge veya ürünler için kullanılan bir ifadedir.
Usage Notes (Turkish)
Hukuki ve resmi kullanımda tercih edilir; 'sahte para', 'sahte belge', 'sahte ürün' gibi ifadelerde sık kullanılır. 'Fake'e göre daha resmidir.
Examples
The police found counterfeit money in the store.
Polis, dükkanda **sahte** para buldu.
These shoes are counterfeit, not original.
Bu ayakkabılar **sahte**, orijinal değil.
It's easy to be fooled by a counterfeit watch if you don’t look closely.
Yakından bakmazsanız bir **sahte** saatin sizi kolayca kandırması mümkün.
The market is full of counterfeit designer bags these days.
Piyasada artık **sahte** marka çantalar dolu.
They use advanced technology to counterfeit credit cards.
Kredi kartlarını **sahte** üretmek için ileri teknoloji kullanıyorlar.
He was arrested for trying to counterfeit passports.
Pasaportları **sahte** yapmak isterken tutuklandı.