“corrupted” in Turkish
Definition
Bir kişinin veya sistemin ahlaken bozulmuş ya da dosya ve verilerin kullanılmaz hale gelmiş olmasını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Yolsuzluğa bulaşmış' insanlar/sistemler için, 'bozulmuş' ise dosya veya veri için uygundur. Hangi anlamda kullanıldığına dikkat edin.
Examples
The police arrested the corrupted official.
Polis **yolsuzluğa bulaşmış** memuru tutukladı.
My computer says the file is corrupted.
Bilgisayarım dosyanın **bozulduğunu** söylüyor.
The data became corrupted after the power outage.
Elektrik kesintisinden sonra veriler **bozuldu**.
He was a good leader until he got corrupted by money and power.
O, para ve güç yüzünden **yolsuzluğa bulaşana** kadar iyi bir liderdi.
Be careful opening that email attachment; it might be corrupted.
O e-posta ekini açarken dikkatli ol; **bozulmuş** olabilir.
Their tradition has been corrupted over time and doesn’t look the same as it used to.
Gelenekleri zamanla **bozuldu** ve artık eskisi gibi değil.