“cornered” in Turkish
Definition
Kaçması veya kurtulması zor bir köşeye sıkışmak; hem fiziksel olarak, hem de biri bir şey yapmak zorunda hissettiğinde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kelime hem gerçek (kaçacak yer yok) hem de mecaz (baskı altında hissetmek) anlamda sıkça kullanılır. 'feel cornered', 'sorularla köşeye sıkıştı' gibi kalıplar yaygın.
Examples
The dog felt cornered and barked loudly.
Köpek **köşeye sıkışmış** hissedip yüksek sesle havladı.
She was cornered by her friends with tough questions.
Arkadaşları onu zor sorularla **köşeye sıkıştırdı**.
The mouse became cornered and had nowhere to run.
Fare **köşeye sıkıştı** ve kaçacak yeri yoktu.
I felt cornered during the meeting and couldn't find a good answer.
Toplantıda **köşeye sıkışmış** hissettim ve iyi bir cevap bulamadım.
Police cornered the suspect in an alley.
Polis, zanlıyı bir ara sokakta **köşeye sıkıştırdı**.
Feeling cornered, he finally confessed the truth.
**Köşeye sıkışmış** hisseden adam sonunda gerçeği itiraf etti.