convince” in Turkish

ikna etmek

Definition

Birine bir şeyi doğru olduğuna inandırmak ya da bir şeyi yapmaya ya da kabul etmeye razı etmek.

Usage Notes (Turkish)

Günlük konuşmada çok yaygın. 'convince someone to do something', 'convince someone that...' gibi kalıplarda kullanılır. 'Persuade' benzer anlamlıdır ama 'convince' daha çok birinin fikrini veya inancını değiştirmeye odaklanır.

Examples

She convinced me that the plan would work.

Beni planın işe yarayacağına **ikna etti**.

I tried to convince my friend to come with us.

Arkadaşımı bizimle gelmeye **ikna etmeye** çalıştım.

Nothing could convince him to change his mind.

Hiçbir şey onu fikrini değiştirmeye **ikna edemezdi**.

You don't need to convince me—I'm already in.

Beni **ikna etmene** gerek yok—zaten kabul ettim.

Good luck convincing Dad to let us borrow the car.

Babayı arabayı vermeye **ikna etmekte** bol şans.

Her calm voice almost convinced me, but I still had doubts.

Onun sakin sesi beni neredeyse **ikna ediyordu**, ama hâlâ şüphelerim vardı.