continuous” in Turkish

kesintisizsürekli

Definition

Aralıksız veya kesintiye uğramadan devam eden; zaman içinde aynı şekilde kalan.

Usage Notes (Turkish)

Bilimsel ve teknik ortamlarda yaygındır. 'continuous' tamamen kesintisiz devam eden durumlar içindir, 'continual' ise aralıklı tekrarlar için kullanılır. 'continuous process', 'continuous line' gibi ifadelerde rastlanır.

Examples

The machine works in a continuous cycle.

Makine **kesintisiz** bir döngüde çalışıyor.

Draw a continuous line from start to finish.

Başlangıçtan sona kadar **kesintisiz** bir çizgi çizin.

Improving your English is a continuous journey—not something that happens overnight.

İngilizceni geliştirmek **kesintisiz** bir yolculuktur; bir gecede gerçekleşmez.

There was a continuous stream of cars on the highway all night.

Otoyolda bütün gece **kesintisiz** bir araba akışı vardı.

She gave me continuous support during hard times.

Zor zamanlarda bana **sürekli** destek verdi.

Our internet connection hasn’t been continuous lately, which is really frustrating.

Son zamanlarda internet bağlantımız **kesintisiz** değildi; bu çok sinir bozucu.