conspiring” in Turkish

komplolar kurmakgizlice plan yapmak

Definition

Başkalarıyla gizlice, genellikle yasa dışı veya zararlı bir şey planlamak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya dramatik bir şekilde, hukuk veya siyaset alanında kullanılır. Masum planlar için kullanılmaz. Sıkça 'conspiring against', 'conspiring to' ile kullanılır.

Examples

Are you conspiring to keep something from me?

Bir şeyi benden saklamak için mi **komplolar kuruyorsunuz**?

After hearing them whisper, I suspected they were conspiring.

Fısıldaştıklarını duyunca, **komplolar kurduklarından** şüphelendim.

It felt like everyone in the office was conspiring to surprise me for my birthday.

Ofisteki herkes sanki doğum günüm için beni şaşırtmak üzere **gizlice plan yapıyordu**.

The criminals were conspiring to rob the bank.

Suçlular bankayı soymak için **komplolar kuruyordu**.

They were conspiring against the king.

Onlar krala karşı **komplolar kuruyordu**.

He was arrested for conspiring with his friends.

Arkadaşlarıyla **komplolar kurduğu** için tutuklandı.