confinement” in Turkish

hapsedilmekapatılmakısıtlama

Definition

Birinin belirli bir alanda tutulması ya da bir yerden çıkmasına izin verilmemesi durumu, örneğin hapiste olmak veya karantinada kalmak gibi.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi, hukuki, tıbbi veya sosyal bağlamlarda kullanılır. 'house confinement', 'period of confinement', 'solitary confinement' gibi ifadelerle birlikte geçer. Gündelik, sıradan kapalı ortamlar için kullanılmaz.

Examples

The prisoner lived in confinement for ten years.

Mahkûm on yıl boyunca **hapsedilme** halinde yaşadı.

The COVID-19 pandemic led to the confinement of millions of people at home.

COVID-19 pandemisi, milyonlarca insanın evde **kapatılmasına** yol açtı.

After her surgery, she experienced a period of confinement at home.

Ameliyatından sonra bir süre evde **hapsedilme** yaşadı.

Long-term confinement can impact a person's mental health.

Uzun süreli **kapatılma** bir kişinin ruh sağlığını etkileyebilir.

She hated the feeling of confinement in the tiny elevator.

Küçük asansördeki **hapsedilme** hissinden nefret ediyordu.

House arrest is a form of confinement used by the government.

Ev hapsi, hükümet tarafından uygulanan bir **kapatılma** biçimidir.