“conduit” in Turkish
Definition
Sıvı, kablo veya bilgiyi bir yerden bir yere aktaran boru veya kanal. Ayrıca, bir şeyin iletilmesinde aracı olan kişi veya nesne anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Teknik ve resmi durumlarda sık kullanılır. 'conduit for information' gibi deyimlerde bilgi akışını sağlayan aracı anlamına gelir. 'pipe' ile her durumda eşanlamlı değildir.
Examples
The electrician installed a conduit to protect the wires.
Elektrikçi, kabloları korumak için bir **kanal** döşedi.
Water flows through this conduit to the garden.
Su, bu **kanal**dan bahçeye akar.
The internet acts as a conduit for sharing knowledge.
İnternet, bilgi paylaşımının ana **kanalıdır**.
He served as a conduit between the two departments.
O, iki departman arasında bir **kanal** olarak görev yaptı.
Social media is often the main conduit for news nowadays.
Günümüzde sosyal medya çoğunlukla haberler için ana **kanaldır**.
This grant program acts as a conduit for funding innovative projects.
Bu hibe programı, yenilikçi projelerin fonlanması için bir **kanal** görevi görür.