“condescending” in Turkish
Definition
Kendisini başkalarından üstün gören ve bunu konuşma veya davranışla belli eden kişiyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz anlam taşır; birinin üstünlük taslaması veya küçümseyici davranması durumunda kullanılır. 'Condescending tone' ya da 'condescending attitude' gibi kalıplarla görülür. Samimi yardım anlamında kullanılmaz.
Examples
His condescending attitude made everyone uncomfortable.
Onun **küçümseyici** tavrı herkesi rahatsız etti.
She spoke in a condescending tone to the students.
Öğrencilere **küçümseyici** bir tonla konuştu.
Please don’t be condescending when you explain things to me.
Lütfen bir şey açıklarken **küçümseyici** olma.
I can't stand it when people get all condescending in meetings.
Toplantılarda herkes **küçümseyici** davrandığında dayanamıyorum.
He gave me that condescending smile, like he knew everything.
Sanki her şeyi biliyormuş gibi bana o **küçümseyici** gülümsemeyi attı.
Sometimes her advice comes across as a bit condescending, even if she means well.
Bazen onun tavsiyeleri, iyi niyetli olsa da, biraz **küçümseyici** geliyor.