“condemning” in Turkish
Definition
Birinin ya da bir şeyin yanlış, zararlı ya da ahlaka aykırı olduğunu güçlü bir şekilde belirtmek. Aynı zamanda suçlu ilan etmek anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ciddi veya etik tartışmalarda kullanılır. 'condemning actions', 'condemning someone' gibi kalıplarla sıkça görülür. Sıradan bir hoşnutsuzluktan daha güçlüdür ve yargılayıcıdır.
Examples
Politicians are often busy condemning their opponents rather than offering solutions.
Siyasetçiler genellikle çözüm üretmekten çok rakiplerini **kınamakla** meşguller.
The teacher was condemning bullying in her classroom.
Öğretmen sınıfında zorbalığı **kınıyordu**.
Many people are condemning the new law.
Birçok insan yeni kanunu **kınıyor**.
She was condemning the use of violence in protests.
O, protestolarda şiddet kullanımını **kınıyordu**.
Journalists around the world are condemning attacks on press freedom.
Dünyadaki gazeteciler, basın özgürlüğüne yapılan saldırıları **kınıyor**.
Instead of just condemning his mistakes, try helping him fix them.
Sadece onun hatalarını **kınamak** yerine, düzeltmesine yardımcı olmaya çalış.