concubine” in Turkish

cariye

Definition

Bir erkekle evli olmadan, karısı gibi birlikte yaşayan kadın. Genellikle eski toplumlarda ya da geleneksel kültürlerde çok eşlilik kapsamında görülür.

Usage Notes (Turkish)

Tarihî ve resmî bir terimdir; günlük dilde kullanılmaz. Modern ilişkiler için uygun değildir ve genellikle güç dengesizliği ile hukuki hak eksikliği gösterir.

Examples

The king had many concubines in his palace.

Kralın sarayında birçok **cariye** vardı.

In ancient China, some emperors kept concubines.

Antik Çin’de bazı imparatorlar **cariye** bulunduruyordu.

A concubine had less power than the queen.

Bir **cariye**, kraliçeden daha az yetkiye sahipti.

She was not the official wife, but lived in the palace as the king's concubine.

Resmi eşi değildi ama sarayda kralın **cariyesi** olarak yaşıyordu.

In stories about ancient times, you often read about kings and their concubines.

Eski zamanlarla ilgili hikâyelerde sıkça krallar ve onların **cariyeleri** anlatılır.

Becoming a concubine was sometimes seen as a way for poor women to improve their lives, though it came with many challenges.

**Cariye** olmak bazen yoksul kadınlar için hayatlarını iyileştirmenin bir yolu olarak görülse de, beraberinde birçok zorluk da getirirdi.