clay” in Turkish

kil

Definition

Kuruduğunda veya pişirildiğinde sertleşen yumuşak, doğal bir toprak türüdür. Sıklıkla çömlek, tuğla ve sanat eserleri yapımında ve bazen toprak tipi olarak kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle sayılamaz; 'some clay' gibi kullanılır, fakat tür belirtirken 'a clay' denebilir. Sıkça kullanılanlar: 'clay pot', 'modelling clay', 'clay soil', 'clay court' (teniste). Sıradan toprak ('toprak') ya da çamur ile karıştırmayın.

Examples

The child made a small bowl from clay.

Çocuk **kilden** küçük bir kase yaptı.

This soil has a lot of clay in it.

Bu toprakta çok fazla **kil** var.

The pot is still wet because the clay is drying.

Çömlek hâlâ ıslak çünkü **kil** kuruyor.

I took a pottery class last weekend and spent two hours working with clay.

Geçen hafta sonu bir seramik dersine katıldım ve iki saat boyunca **kille** çalıştım.

Tennis looks so different on clay than on grass.

Tenis, **kil** kortta çimen üzerindekinden çok farklı görünüyor.

Be careful with those boots—once clay sticks to them, it's hard to get off.

O çizmelerine dikkat et—**kil** bulaşırsa çıkarmak zor olur.