clash” in Turkish

çatışmaanlaşmazlıkuyumsuzluk (renkler, tarzlar için)

Definition

Kişiler veya gruplar arasında ciddi tartışma, anlaşmazlık veya kavga. Aynı zamanda iki şeyin bir arada uyumsuz olması durumunu da ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

'Çatışma' resmi veya ciddi çatışmalar ve uyumsuzluklar için uygundur. Gündelik veya arkadaşça tartışmalar için kullanmayın.

Examples

There was a clash between the two teams after the match.

Maçtan sonra iki takım arasında bir **çatışma** çıktı.

The bright yellow shirt was a clash with his red pants.

Parlak sarı gömlek, kırmızı pantolonu ile tam bir **uyumsuzluk** oluşturuyordu.

Their ideas often clash during meetings.

Toplantılarda fikirleri sık sık **çatışır**.

The politician’s comments caused a public clash over policy.

Politikacının açıklamaları, politika konusunda kamuoyunda bir **çatışmaya** neden oldu.

Sometimes, our personalities just clash, and that’s okay.

Bazen, kişiliklerimiz sadece **çatışıyor**, bu da sorun değil.

Their wedding date clashed with another family event.

Düğün tarihleri başka bir aile etkinliğiyle **çakıştı**.