“clanging” in Turkish
Definition
Genellikle metalin başka bir metale çarpmasıyla oluşan yüksek ve çınlayan ses anlamındadır. Böyle bir sesi tekrar tekrar çıkarmak anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gürültülü, metalik sesler için kullanılır. Hafif veya sessiz sesler için uygun değildir; onomatopoeik ve betimleyici bir ifadedir.
Examples
The clanging of the bell woke me up.
Zilin **çınlama** sesi beni uyandırdı.
I heard clanging in the kitchen when the pots fell.
Tencereler düşünce mutfakta bir **çınlama** duydum.
The workers’ tools made a clanging sound all day.
İşçilerin aletleri gün boyu **çınlama** sesi çıkardı.
I can’t concentrate with all that clanging coming from next door.
Yan komşudan gelen onca **çınlama** arasında konsantre olamıyorum.
The subway arrived with a loud clanging and screeching of brakes.
Metro, yüksek bir **çınlama** ve frenlerin çığlığıyla geldi.
We followed the clanging to find the blacksmith hard at work.
**Çınlama** sesini takip ederek demircinin çalıştığı yeri bulduk.