chuckles” in Turkish

kıkırdama

Definition

Alçak sesle ve hafifçe yapılan, sıcak veya eğlenceli bir şekilde gerçekleşen gülme. Yüksek sesli kahkahadan farklıdır.

Usage Notes (Turkish)

'Kıkırdama' genellikle sessiz ve hafif gülüşler için kullanılır; yüksek sesli kahkahalarda kullanılmaz. 'Bir kıkırdama duydum', 'şakaya kıkırdadı' gibi.

Examples

I heard small chuckles in the back of the room.

Odanın arkasından hafif **kıkırdamalar** duydum.

The children gave a few chuckles during the story.

Çocuklar hikaye sırasında birkaç **kıkırdama** yaptı.

He chuckles when he sees the funny photo.

O komik fotoyu görünce **kıkırdıyor**.

A couple of chuckles went around the table, but nobody said anything.

Masada birkaç **kıkırdama** dolaştı, ama kimse bir şey söylemedi.

She chuckles every time I bring up that old vacation story.

O eski tatil hikayesini her açtığımda **kıkırdıyor**.

His dry comment got a few chuckles, then the meeting moved on.

Onun kuru yorumu birkaç **kıkırdama**ya yol açtı, sonra toplantı devam etti.