choke” in Turkish

nefes tıkanmakboğmakbaskı altında başarısız olmak

Definition

Choke, boğaz veya solunum yolunun tıkanmasıyla nefes alamamak, birinin boğazını sıkarak nefesini kesmek ya da baskı altında başarısız olmak anlamlarına gelir.

Usage Notes (Turkish)

'choke on food' genellikle yemekle boğulmak için kullanılır. 'choke someone' birini boğmak demektir. Spor ya da sınavlarda heyecanla kötü performans göstermeye de 'choke' denir; 'strangle' ise kasten boğmak anlamına gelir.

Examples

The attacker tried to choke him.

Saldırgan onu **boğmaya** çalıştı.

He started to choke on a piece of bread.

Bir parça ekmekle **nefesi tıkanmaya** başladı.

Smoke can choke people in a fire.

Yangında duman insanların **nefesini tıkayabilir**.

I always choke when I have to speak in front of a big group.

Büyük bir grubun önünde konuşmam gerekince hep **heyecandan başarısız olurum**.

She was laughing so hard she almost choked on her drink.

O kadar çok güldü ki içeceğiyle neredeyse **nefesi tıkandı**.

Our team choked in the final and lost the game.

Takımımız finalde **baskı altında başarısız olunca** maçı kaybetti.