“charming” in Turkish
Definition
Bir kişinin, yerin veya davranışın sıcak, hoş ve sevimli bir şekilde insanları etkileyici olması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Kişilik, gülümseme, küçük kasabalar, oteller ve eski evler için sıkça kullanılır. 'Nice'dan daha güçlü ve samimi hissettirir; 'beautiful' ya da 'handsome' kadar dış güzelliğe odaklanmaz.
Examples
She has a charming smile.
Onun **büyüleyici** bir gülümsemesi var.
We stayed in a charming little hotel.
Küçük, **büyüleyici** bir otelde kaldık.
He was very charming at dinner.
Akşam yemeğinde çok **çekiciydi**.
Their new apartment isn't big, but it is really charming.
Yeni daireleri büyük değil ama gerçekten **büyüleyici**.
I know he's charming, but I still don't trust him.
Onun **çekici** olduğunu biliyorum ama yine de ona güvenmiyorum.
The café looks charming at night with all those lights.
Kafe gece, tüm o ışıklarla **büyüleyici** görünüyor.