“chained” in Turkish
Definition
Bir şeyin zincirle bağlanmış ya da sınırlandırılmış olduğunu belirtir; hem gerçek hem de mecazi anlamda kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle fiziksel olarak zincirle bağlanmayı anlatır; ancak 'chained to a desk' gibi deyimsel kullanımları da vardır. İnsanlar için ise özgürlüğün ciddi sınırlanmasını vurgular.
Examples
The dog was chained to the fence.
Köpek çite **zincirlenmişti**.
The bike was chained outside the store.
Bisiklet mağazanın dışında **zincirlenmişti**.
He felt chained by his responsibilities.
Kendini sorumluluklarına **zincirlenmiş** hissetti.
The prisoners were chained together at the ankles.
Mahkumlar bileklerinden birbirine **zincirlenmişti**.
She felt chained to her desk all day.
O gün boyunca masasına **zincirlenmiş** gibi hissetti.
Cars were chained up before the snowstorm hit.
Arabalar kar fırtınası gelmeden önce **zincirlenmişti**.