“causing” in Turkish
Definition
Bir etki, sonuç veya sorun ortaya çıkaran. Genellikle bir şeyin başka bir şeyi tetiklediği durumlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isimlerden önce ('causing trouble') veya fiillerden sonra ('is causing problems') yer alır. 'triggering' ve 'creating' kadar güçlü değildir, daha nötrdür.
Examples
The broken pipe is causing a leak in the kitchen.
Kırık boru mutfakta sızıntıya **neden oluyor**.
The loud music is causing a headache.
Yüksek sesli müzik baş ağrısına **neden oluyor**.
His delay is causing problems for everyone.
Onun gecikmesi herkes için sorun **yaratıyor**.
I don't know what's causing the app to crash, but it's really annoying.
Uygulamanın çökmesine neyin **neden olduğunu** bilmiyorum ama gerçekten sinir bozucu.
You're causing a scene—can we talk about this outside?
Bir **olay çıkarıyorsun**, bunu dışarıda konuşabilir miyiz?
The new policy is causing a lot of confusion at work.
Yeni politika, iş yerinde çok fazla karışıklığa **neden oluyor**.