“catastrophe” in Turkish
Definition
Bir felaket, aniden meydana gelen ve genellikle büyük çapta zarar veya acıya yol açan bir olaydır; örneğin doğal afet, kaza veya ciddi bir başarısızlık.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle çok ciddi olaylar için, resmî ya da dramatik durumlarda kullanılır. 'Doğal', 'ekonomik', 'çevresel' gibi sıfatlarla kullanılır. 'Disaster'dan daha etkili/edebî hissedilebilir.
Examples
The earthquake was a catastrophe for the city.
Deprem şehir için tam bir **felaket** oldu.
Losing all the data would be a catastrophe for the company.
Tüm verileri kaybetmek şirket için bir **felaket** olurdu.
The oil spill turned into a major environmental catastrophe.
Petrol sızıntısı büyük çevresel bir **felakete** dönüştü.
Everyone panicked, thinking the storm would be a real catastrophe.
Herkes panikledi, fırtınanın tam bir **felaket** olacağını düşündü.
If the project fails now, it’ll be a financial catastrophe for us.
Proje şimdi başarısız olursa, bu bizim için finansal bir **felaket** olur.
What happened at the factory was a total catastrophe—everything stopped working.
Fabrikada olan tam anlamıyla bir **felaketti**—her şey çalışmaz oldu.