“bully” in Turkish
Definition
Daha güçsüz olanlara sürekli olarak kötü davranan, korkutan veya baskı yapan kişi. Fiil olarak da bu şekilde davranmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
En çok okul ve iş ortamlarında kullanılır. 'bully someone into doing something' birini baskı ile bir şey yapmaya zorlamak anlamında.
Examples
Don’t let the manager bully you into working all weekend.
Yöneticinin seni bütün hafta sonu çalışmaya **zorbalık yaparak zorlamasına** izin verme.
That boy is a bully at school.
O çocuk okulda bir **zorba**.
Some kids bully others because they want power.
Bazı çocuklar güç istediği için başkalarına **zorbalık yapar**.
She told the teacher that a classmate was bullying her.
Öğretmene bir sınıf arkadaşının onu **zorbalık yaptığını** söyledi.
He tried to bully me into saying yes, but I refused.
Beni **zorbalık yaparak** evet demeye çalıştı ama reddettim.
Online bullying can be just as harmful as face-to-face abuse.
Çevrimiçi **zorbalık** en az yüz yüze olan kadar zararlı olabilir.