“bucket” in Turkish
Definition
Kova, genellikle su, kum veya başka maddeleri taşımak için kullanılan, saplı açık bir kaptır. Bazı deyimlerde ve teknik terimlerde de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada en çok fiziksel anlamıyla kullanılır. 'bucket list' ifadesiyle, ölmeden önce yapılacaklar listesi kastedilir. Teknolojide 'bucket', dijital veri saklama yeri veya kategori anlamında kullanılabilir.
Examples
The child filled a bucket with sand at the beach.
Çocuk, plajda **kova**yı kumla doldurdu.
There is a bucket of water by the door.
Kapının yanında bir **kova** su var.
She carried the bucket into the garden.
O **kovayı** bahçeye taşıdı.
We need an ice bucket for the drinks.
İçecekler için buz **kovasına** ihtiyacımız var.
That trip is definitely on my bucket list.
O gezi kesinlikle benim **bucket list**'imde.
Just put the photos in the shared bucket for now.
Fotoğrafları şimdilik paylaşılan **bucket**'a koy.