“brushed” in Turkish
Definition
'Brush' fiilinin geçmiş zaman ve ortaç hali. Bir şeyi fırçayla temizlemek, düzeltmek veya hafifçe dokunmak anlamındadır; genellikle saç veya diş için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Brushed hair', 'brushed teeth', 'brushed past someone' gibi ifadelerde yaygın. Temizlik, tarama ya da hafifçe dokunmak anlamına gelebilir. Materyal dokusunda da ('brushed metal') kullanılır.
Examples
She brushed her teeth after breakfast.
Kahvaltıdan sonra dişlerini **fırçaladı**.
He brushed his hair before leaving the house.
Evden çıkmadan önce saçını **taradı**.
The artist brushed blue paint onto the canvas.
Sanatçı, tuvale mavi boyayı **fırçaladı**.
I barely brushed against him in the hallway, but he apologized anyway.
Koridorda ona zar zor **değdim**, yine de özür diledi.
He wore a suit with a brushed cotton finish for a soft look.
Yumuşak bir görünüm için **fırçalanmış** pamuklu kumaşla bir takım elbise giydi.
After the hike, my shoes were so dirty that I brushed off all the mud.
Yürüyüşten sonra ayakkabılarım o kadar kirlenmişti ki bütün çamuru **temizledim**.