brooding” in Turkish

hüzünlüdalgınkasvetli

Definition

Bir kişinin ya da ortamın ciddi, düşünceli ya da gizemli ve kasvetli bir havada olduğunu anlatan bir kelime.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok birinin ruh hali, bakışları ya da ortam için kullanılır (‘brooding silence’, ‘brooding eyes’). Günlük üzüntü veya açık öfke için uygun değildir; daha çok edebi bir ifadedir.

Examples

He sat in the corner, lost in brooding thought.

Köşede oturmuş, **hüzünlü** düşüncelere dalmıştı.

She gave him a brooding look.

Ona ona **hüzünlü** bir bakış attı.

A brooding sky covered the town.

Kasabadan üzerinde **kasvetli** bir gökyüzü vardı.

There's always a brooding feeling in old, empty houses.

Eski, boş evlerde her zaman bir **hüzünlü** hava olur.

His music has a brooding quality that draws people in.

Onun müziğinde insanları içine çeken bir **dalgın** hava var.

I couldn't shake his brooding presence all night.

Tüm gece boyunca onun **hüzünlü** varlığından kurtulamadım.