“brimmer” in Turkish
Definition
'Brimmer' genellikle bir bardağın ağzına kadar dolu olması hâli ya da geniş kenarlı bir şapka için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime günlük konuşmada çok nadirdir; genelde eski veya edebi bağlamlarda tam dolu bardak anlamında ('a brimmer of wine') veya yerel şapka için geçer.
Examples
He drank a brimmer of cold water after his run.
Koşusunun ardından bir **ağzına kadar dolu bardak** soğuk su içti.
He wore a brimmer to protect his face from the sun.
Yüzünü güneşten korumak için bir **geniş kenarlı şapka** taktı.
The waiter brought me a brimmer of juice with breakfast.
Garson, kahvaltıda bana bir **ağzına kadar dolu bardak** meyve suyu getirdi.
He raised his brimmer in a toast to their friendship.
Arkadaşlıklarının şerefine kadehini, yani **ağzına kadar dolu bardağı** kaldırdı.
She couldn't help but laugh when her old uncle wore a ridiculous brimmer to the picnic.
Yaşlı amcası komik bir **geniş kenarlı şapka** ile pikniğe gelince kahkaha atmadan duramadı.
My grandfather always calls for a brimmer when it's time to celebrate.
Dedem kutlama olduğunda her zaman bir **ağzına kadar dolu bardak** ister.