“breakthrough” in Turkish
Definition
Bilim, tıp veya zorlu bir durumda ani ve önemli bir gelişme ya da keşifle büyük ilerleme sağlamaktır.
Usage Notes (Turkish)
'Bilimsel atılım', 'tıbbi atılım', 'atılım yapmak' gibi büyük gelişmeler için kullanılır. Günlük küçük başarıları ifade etmek için tercih edilmez.
Examples
It took years of hard work before they finally had a breakthrough.
Yıllarca süren çalışmadan sonra sonunda bir **atılım** yaşadılar.
That discovery was the breakthrough the team needed to solve the mystery.
O keşif, ekibin gizemi çözmesi için ihtiyaç duyduğu **büyük gelişme**ydi.
The scientists made a breakthrough in cancer research.
Bilim insanları kanser araştırmasında bir **atılım** yaptı.
That new medicine is a real breakthrough.
O yeni ilaç gerçek bir **atılım**.
We hope for a breakthrough in peace talks soon.
Barış görüşmelerinde yakında bir **atılım** olmasını umuyoruz.
Her idea led to a technological breakthrough nobody expected.
Onun fikri, kimsenin beklemediği teknolojik bir **atılım**a yol açtı.