“brace” in Turkish
Definition
Brace, başka bir şeyi sağlam şekilde destekleyen veya sabitleyen bir şeydir; ayrıca diş teli anlamında da kullanılır. Fiil olarak, zor bir şeye hazırlanmak veya bir şeyi güçlendirmek demektir.
Usage Notes (Turkish)
Nesne olarak genellikle fiziksel destek (‘diz desteği’, ‘diş teli’) için kullanılır. Fiil halinde 'brace yourself' sıkça olumsuz veya zorlu bir şey öncesi hazırlanmak anlamına gelir. ‘Sarılmak’ anlamı yoktur.
Examples
He wears a brace on his knee when he runs.
Koşarken dizine **destek** takıyor.
My daughter got braces last month.
Kızım geçen ay **diş teli** taktırdı.
We used wood to brace the fence.
Çiti **desteklemek** için ahşap kullandık.
You might want to brace yourself before reading that email.
O e-postayı okumadan önce **kendini hazırlamak** isteyebilirsin.
She braced herself against the door when the wind got stronger.
Rüzgar güçlenince kapıya karşı kendini **yasladı/direndi**.
We’re all bracing for a very busy weekend.
Hepimiz çok yoğun bir hafta sonu için **hazırlanıyoruz**.