“bowing” in Turkish
Definition
Üst gövdeyi öne eğerek saygı, selam ya da teşekkür belirtme hareketi.
Usage Notes (Turkish)
'Bowing' genellikle resmi ortamlarda ve özellikle bazı Asya kültürlerinde yaygındır. 'Bow' (nesne ya da şekil) ile karıştırmayın. Keman gibi çalgılarda yayı kullanmak anlamına da gelebilir.
Examples
He is bowing to the audience after his performance.
Gösterisinden sonra seyircilere **eğilerek selam veriyor**.
People in Japan greet each other by bowing.
Japonya'da insanlar birbirlerine **eğilerek** selam verirler.
She showed respect by bowing to her teacher.
Öğretmenine saygı göstermek için **eğilerek selam verdi**.
Instead of shaking hands, they greeted each other with a polite bowing gesture.
El sıkışmak yerine, birbirlerini nazikçe **eğilerek selamladılar**.
The violinist’s bowing was so smooth that the music sounded beautiful.
Keman sanatçısının **yay kullanışı** öyle düzgündü ki, müzik çok güzel geldi kulağa.
At the end of the meeting, everyone stood up and started bowing to the elders.
Toplantı sonunda herkes ayağa kalkıp yaşlılara **eğilmeye** başladı.