bowed” in Turkish

eğildibüküldü

Definition

'Bow' fiilinin geçmiş zaman halidir; saygı, selam veya teşekkür için üst vücudu öne eğmek anlamına gelir. Ayrıca aşağıya doğru eğilen obje şeklini de belirtir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya kibar ortamlarda kullanılır; 'bowed deeply', 'bowed his head' gibi ifadeler yaygındır. Eşyaların aşağıya bükülmüş olması için de kullanılır.

Examples

The wind bowed the tree branches.

Rüzgâr ağaç dallarını **büktü**.

She bowed her head in respect.

O, saygı göstermek için başını **eğdi**.

He bowed politely before leaving the room.

Odadadan çıkmadan önce kibarca **eğildi**.

Everyone in the audience bowed after the performance ended.

Gösteri bitince salondaki herkes **eğildi**.

He bowed his head to apologize for his mistake.

Hatası için özür dilemek adına başını **eğdi**.

The old roof bowed under the weight of the snow.

Eski çatı, karın ağırlığıyla **eğildi**.