boundaries” in Turkish

sınırlar

Definition

Bir şeyin sonu ile diğerinin başladığı çizgi veya sınır; ülkeler, mülkler veya kişisel alanlar arasında olabilir. İlişkilerde veya davranışlarda kabul edilebilir olanı belirleyen görünmez kurallar anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Psikolojide ve insan ilişkilerinde 'kişisel sınırlar' anlamında sıkça kullanılır. 'set', 'respect', 'cross', 'push' gibi fiillerle beraber görülür. 'border' (ülke sınırı) ve 'limit' (genel sınır) ile karıştırmayın.

Examples

Sometimes you have to set boundaries with your friends.

Bazen arkadaşlarınla **sınır** koyman gerekir.

There are clear boundaries between the two countries.

İki ülke arasında net **sınırlar** var.

It's important to respect other people's boundaries.

Başkalarının **sınırlarına** saygı göstermek önemlidir.

The fence marks the boundaries of our yard.

Çit, bahçemizin **sınırlarını** gösteriyor.

Good relationships depend on healthy boundaries.

İyi ilişkiler, sağlıklı **sınırlara** bağlıdır.

Don’t be afraid to push back when someone crosses your boundaries.

Biri **sınırlarını** aştığında karşı çıkmaktan korkma.