bounced” in Turkish

zıpladıkarşılıksız çıktı (çek/e-posta)hemen ayrıldı

Definition

'Bounced', bir nesnenin yere çarpıp zıplaması, çek veya e-postanın reddedilmesi ya da birinin hızlıca bir yerden ayrılması anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Top, nesne için sık kullanılır; çek/e-posta reddinde ve birinin hemen ayrılması anlamında da geçer. "bounced back" iyileşmek demek. 'bound' ya da 'pounced' ile karıştırmayın.

Examples

His check bounced at the bank.

Çeki bankada **karşılıksız çıktı**.

He forgot to pay, so his rent check bounced last month.

Ödemeyi unuttuğu için geçen ay kira çeki **karşılıksız çıktı**.

When the club closed, everyone just bounced.

Kulüp kapanınca herkes hemen **ayrıldı**.

My email bounced back—did I type your address wrong?

E-postam **geri döndü**—adresini yanlış mı yazdım?

The ball bounced on the floor and hit the wall.

Top yere **zıpladı** ve duvara çarptı.

The child bounced happily on the trampoline.

Çocuk trambolinde neşeyle **zıpladı**.