“borrowed” in Turkish
Definition
Başkasından alınan ve geri verilmek amacıyla kullanılan şey. Ayrıca, orijinal olmayan, başka bir kaynaktan alınmış fikir, tarz veya kelimeyi de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isimden önce gelir: 'a borrowed book', 'borrowed money'. Fikir ya da kelimeler için 'a borrowed idea', 'a borrowed word' gibi kullanılır. 'Lent' ile karıştırmayın: 'borrow' almak, 'lend' vermek.
Examples
This is a borrowed jacket, so I have to give it back tomorrow.
Bu **ödünç alınmış** bir ceket, bu yüzden yarın geri vermem gerekiyor.
That word was borrowed from French.
O kelime Fransızcadan **ödünç alınmış**.
The whole speech sounded borrowed, like none of the ideas were really his.
Bütün konuşma tamamen **ödünç alınmış** gibiydi, sanki hiçbir fikir ona ait değildi.
He used a borrowed pen to sign the paper.
O, kağıdı imzalamak için **ödünç alınmış** bir kalem kullandı.
I showed up in borrowed shoes because mine were still wet.
Kendi ayakkabılarım hala ıslak olduğu için **ödünç alınmış** ayakkabılarla geldim.
We got through the month on borrowed money.
Ayı **ödünç alınmış** parayla geçirdik.