bluffing” in Turkish

blöf yapmaknumara yapmak

Definition

Gerçekte sahip olmadığı bir gücü veya özgüveni varmış gibi davranarak birini kandırmaya çalışmak. Genellikle oyunlarda ya da pazarlıklarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi olmayan ortamlarda kullanılır. Kart oyunları, ticaret ve pazarlıkta sık geçer. 'Blöf yapmayı iyi bilmek', 'blöfü yakalanmak', 'blöf yapmayı bırak' gibi kullanımlar yaygındır.

Examples

Are you bluffing, or do you really have the best cards?

**Blöf mü yapıyorsun**, yoksa gerçekten en iyi kartlara mı sahipsin?

Tom tried bluffing to get a better deal.

Tom daha iyi bir anlaşma almak için **blöf yapmaya** çalıştı.

She’s really good at bluffing during poker night.

Poker gecelerinde **blöf yapmada** gerçekten çok iyi.

I knew you were just bluffing about being late.

Sadece geç kalacağım diyerek **blöf yaptığını** biliyordum.

Stop bluffing—everyone can see you’re nervous.

**Blöf yapmayı bırak**—herkes gergin olduğunu görüyor.

He was bluffing about knowing the answer.

Cevabı bildiğini **blöf yapıyordu**.