blown” in Turkish

uçmuşpatlamışüfleme (cam)

Definition

'Blown', rüzgarla sürüklenen, aniden bozulan (ör. sigorta), ya da üfleme yoluyla yapılan (ör. cam) şeyler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'was blown away', 'blown fuse' gibi deyimlerde sıkça geçer. 'blown away' çok etkilenmek anlamındadır. 'blue' (mavi) ile karıştırmayın.

Examples

The leaves were blown across the street.

Yapraklar, caddede **uçmuş**.

The fuse is blown, so the lamp won't turn on.

Sigorta **patlamış**, bu yüzden lamba yanmıyor.

She looked at the blown glass in the shop.

O, dükkârdaki **üfleme** cama baktı.

I was completely blown away by her performance.

Performansı beni tamamen **etkiledi**.

My hair was blown all over the place in the wind.

Saçlarım rüzgarda her yere **uçmuştu**.

I think I've blown my chance to apologize.

Sanırım özür dileme fırsatımı **kaybettim**.