“bloodbath” in Turkish
Definition
Katliam; çok sayıda insanın şiddetli veya acımasız bir şekilde öldüğü ya da yaralandığı durumu ifade eder. Büyük yıkım veya felaketler için de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Katliam' ya da 'kan gölü' çok şiddetli, felaket boyutundaki olaylar için geçerlidir. Daha küçük hadiselerde kullanılmaz; medya ve mecazi ifadelerde sık görülür.
Examples
There was a financial bloodbath when the stock market crashed.
Borsa çökünce tam bir finansal **katliam** yaşandı.
The war turned the city into a bloodbath.
Savaş şehri tam anlamıyla bir **katliama** dönüştürdü.
After the attack, the room was a bloodbath.
Saldırıdan sonra oda tam bir **katliam**a dönüştü.
The battle ended in a terrible bloodbath.
Savaş korkunç bir **katliam** ile sona erdi.
It was a bloodbath at yesterday's football match—so many players were injured.
Dünkü futbol maçında resmen **katliam** yaşandı—birçok oyuncu sakatlandı.
The movie's final scene is a total bloodbath—it’s not for the faint of heart.
Filmin son sahnesi tam bir **katliam**—zayıf kalpliler için değil.