“bleeding” in Turkish
Definition
Kanama, genellikle bir kesik, yaralanma veya tıbbi bir sorun nedeniyle vücuttan kan çıkmasıdır. Hafif ya da ciddi olabilir ve acil tedavi gerektirebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tıbbi veya acil durumlarda kullanılır: 'internal bleeding', 'heavy bleeding', 'stop the bleeding' gibi ifadelerde geçer. İngilizce argosundaki gibi vurgu anlamı yoktur.
Examples
The cut is bleeding a lot.
Kesik çok fazla **kanıyor**.
She had some bleeding after the accident.
Kazadan sonra biraz **kanama** yaşamış.
Put pressure on it to stop the bleeding.
**Kanamayı** durdurmak için üzerine baskı yapın.
If the bleeding doesn't stop, we should go to the ER.
**Kanama** durmazsa acile gitmeliyiz.
The doctor said the bleeding was minor, so I didn't need stitches.
Doktor **kanamanın** hafif olduğunu, dikişe gerek olmadığını söyledi.
He looked pale, and they were worried about internal bleeding.
O solgun görünüyordu ve iç **kanama**dan endişelendiler.