“blazes” in Turkish
Definition
‘Blazes’, ‘blaze’in çoğuludur ve şiddetli yangınlar veya büyük alevler anlamına gelir. Ayrıca şaşkınlık veya kızgınlık belirtmek için kullanılan eski moda bir ünlemdir.
Usage Notes (Turkish)
Birden fazla yangın veya alev için kullanılır; 'what the blazes' gibi ifadelerde şaşkınlık veya sinir belirtmek için eski bir sözdür, artık gençler pek kullanmaz.
Examples
The forest had several blazes during the summer.
Yaz boyunca ormanda birkaç **yangın** çıktı.
He yelled, 'What the blazes is going on here?'
O, 'Burada ne **oluyor** böyle?' diye bağırdı.
Firefighters worked hard to put out all the blazes.
İtfaiyeciler tüm **yangınları** söndürmek için çok çalıştı.
The blazes spread quickly because of the wind.
Rüzgar nedeniyle **yangınlar** hızla yayıldı.
Where in the blazes did you put my keys?
Anahtarlarımı **ne haltlara** koydun?
There were so many blazes last year that many homes were lost.
Geçen yıl o kadar çok **yangın** oldu ki birçok ev kayboldu.