blaze” in Turkish

alevyangınparlak ışık

Definition

Güçlü ve parlak bir ateş ya da ışık. Aynı zamanda şiddetli duygu veya yoğunlukla gerçekleşen bir şeyi de ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

'Blaze', isim (alev) ve fiil (alevlenmek, parlamak) olarak kullanılır ve 'blaze of glory' gibi deyimlere sıkça rastlanır. Daha çok yazılı ve edebi dilde görülür.

Examples

A sudden blaze lit up the whole sky.

Ani bir **parlak ışık** tüm gökyüzünü aydınlattı.

The campfire was a bright blaze in the dark night.

Kamp ateşi karanlık gecede parlak bir **alev**di.

Firefighters worked hard to control the blaze.

İtfaiyeciler **yangını** kontrol etmek için çok çalıştı.

The building was gone in minutes, swallowed by a raging blaze.

Bina birkaç dakika içinde öfkeli bir **yangın** tarafından yutuldu.

Fans cheered in a blaze of excitement as the team scored.

Takım gol atınca taraftarlar **coşku selinde** tezahürat yaptı.

He quit his job in a blaze of anger.

O, **öfke selinde** işini bıraktı.