bewitched” in Turkish

büyülenmiş

Definition

Sanki bir büyünün etkisindeymiş gibi hissetmek ya da birine veya bir şeye tamamen kapılmak, başka hiçbir şey düşünememek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle edebi, masal ya da dramatik ortamlarda kullanılır. Gerçek büyü ('she was bewitched by a witch') veya mecazi olarak tamamen etkilenme ('he was bewitched by her eyes') anlamı taşıyabilir. Tam anlamıyla büyülenmiş olmayı anlatır.

Examples

She looked bewitched by the music.

Müziğe **büyülenmiş** gibi görünüyordu.

The prince was bewitched and could not speak.

Prens **büyülenmişti** ve konuşamıyordu.

He felt bewitched by her smile.

Onun gülümsemesine **büyülenmiş** gibi hissetti.

It's like the whole class was bewitched by the teacher's story.

Sanki bütün sınıf öğretmenin hikayesiyle **büyülenmiş** gibiydi.

I was so bewitched by the performance that I lost track of time.

Gösteriye o kadar **büyülenmiş** kaldım ki zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.

That garden is so beautiful—it feels almost bewitched at sunset.

O bahçe o kadar güzel ki, gün batımında neredeyse **büyülenmiş** gibi hissettiriyor.