“bench” in Turkish
Definition
Bank, birden fazla kişinin oturabileceği uzun bir oturaktır. Sporda yedek oyuncuların oturduğu yer, hukukta ise hakimler topluluğu anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
En yaygın kullanımı halka açık uzun oturak içindir. Sporda 'yedek kulübesinde' olmak oyuna girmemek anlamına gelir. Hukukta 'hakimler kurulu' resmi bir ifadedir.
Examples
We sat on a bench in the park.
Parkta bir **bank**ta oturduk.
The coach kept him on the bench all game.
Antrenör onu bütün maç boyunca **yedek kulübesinde** tuttu.
The bench listened carefully to the lawyer.
**Hakimler kurulu** avukatı dikkatlice dinledi.
There was only one bench left, so we all squeezed onto it.
Sadece bir **bank** kalmıştı, bu yüzden hepimiz ona sıkıştık.
If you miss practice again, you'll be on the bench this weekend.
Bir kez daha antrenmanı kaçırırsan bu hafta sonu **yedek kulübesinde** olacaksın.
Her appointment to the bench was big news in the legal community.
Onun **hakimler kuruluna** atanması, hukuk camiasında büyük bir haberdi.