beast” in Turkish

canavarvahşi hayvanyaratık (mecazi olarak güçlü insan/şey)

Definition

Büyük, tehlikeli veya vahşi bir hayvan. Ayrıca son derece güçlü, etkileyici veya başa çıkması zor kişi ya da şey için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Canavar', 'hayvan'dan daha abartılı ve dramatik kullanılır. Olumsuz anlamda zalimlik veya kontrolden çıkma ima edebilir; argo olarak 'You’re a beast' çok güçlü veya yetenekli anlamında övgü olarak kullanılır. 'wild beast', 'a beast of a problem' gibi kalıplarda sık görülür.

Examples

The hunter saw a beast in the forest.

Avcı ormanda bir **vahşi hayvan** gördü.

This workout is a beast, but I’m almost done.

Bu antrenman tam bir **canavar**, ama neredeyse bitirdim.

We finally fixed the printer, but that thing was a beast.

Sonunda yazıcıyı tamir ettik ama o şey tam bir **canavardı**.

That machine is a beast.

O makine tam bir **canavar**.

He is a beast at chess.

O satrançta tam bir **canavar**.

She carried that couch upstairs by herself—what a beast.

O kanepeyi tek başına yukarı çıkardı—ne **canavar**!