“battered” in Turkish
Definition
Bir şeyin defalarca darbe alıp kötü duruma gelmiş olması ya da bir kişinin fiziksel veya duygusal zarar görmesi anlamına gelir. Ayrıca pane edilmiş ve kızartılmış yiyecekler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
İnsanlar için kullanıldığında genelde olumsuz (şiddet, zarar), yiyeceklerde ise pane ve kızartma anlamında ('battered fish'). Hem resmi hem gayriresmi şekilde kullanılabilir.
Examples
The old suitcase looked battered after many trips.
Eski bavul birçok yolculuktan sonra **hırpalanmış** görünüyordu.
He ordered battered fish and chips for lunch.
Öğle yemeğinde **pane** balık ve patates kızartması sipariş etti.
The battered toy still made her smile.
**Hırpalanmış** oyuncak bile onu gülümsetiyordu.
After the storm, their house was completely battered by the wind.
Fırtınadan sonra evleri tamamen rüzgar tarafından **hırpalanmıştı**.
She felt battered and exhausted after a long, stressful week.
Uzun ve stresli bir haftadan sonra kendini **hırpalanmış** ve yorgun hissediyordu.
The old car is a bit battered, but it still runs well.
Eski araba biraz **hırpalanmış**, ama hâlâ iyi çalışıyor.