“baton” in Turkish
Definition
İnce bir çubuk; orkestra şefi tarafından, polis tarafından cop olarak veya bayrak yarışında sporcular arasında taşınmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kullanıma göre farklı adlar alır: müzikte 'şef çubuğu', sporda 'bayrak', poliste 'cop'. 'Pass the baton', bir sorumluluğu devretmek anlamındadır.
Examples
The police officer carried a baton.
Polis memuru bir **cop** taşıyordu.
She handed the baton to her teammate in the relay.
Bayrak yarışında takım arkadaşına **bayrak**ı verdi.
Passing the baton smoothly is crucial in a relay race.
Bir bayrak yarışında **bayrak**ı düzgün geçirmek çok önemlidir.
The maestro tapped his baton to get everyone's attention.
Maestro herkesin dikkatini çekmek için **bâton**unu vurdu.
After twenty years, it's time to pass the baton to the next leader.
Yirmi yıl sonra artık **bâton**u bir sonraki lidere devretme zamanı.
The conductor held up his baton.
Şef **bâton**unu kaldırdı.