“attacking” in Turkish
Definition
Birine ya da bir şeye zarar vermek, yenmek ya da kontrol etmek amacıyla saldırmak veya ileriye doğru hareket etmek. Özellikle spor, siyaset ya da eleştiride çok agresif bir tarzı da ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sıfat ya da fiil olarak geçer: 'attacking players' gibi. Sporda hücum eden anlamındadır, savunma değil. Fiziksel veya sözlü olabilir. 'Offensive' ile karıştırmamak gerekir; 'attacking' tarz ya da eyleme odaklanır.
Examples
The dog is attacking the ball.
Köpek topa **saldırıyor**.
They kept attacking the proposal instead of offering solutions.
Çözümler sunmak yerine teklife **saldırmaya** devam ettiler.
The team is attacking from the left side.
Takım soldan **saldırıyor**.
She made an attacking comment in class.
Sınıfta **saldırgan** bir yorum yaptı.
Our coach wants us to keep attacking even when we're ahead.
Antrenörümüz önde olsak bile **saldırmaya** devam etmemizi istiyor.
He came across as overly attacking, so people stopped listening.
O çok **saldırgan** göründü, bu yüzden insanlar dinlememeye başladı.