“assert” in Turkish
Definition
Bir şeyi kendinden emin ve kesin bir şekilde söylemek; hak veya görüşlerini açıkça belirtmek.
Usage Notes (Turkish)
'Söylemek' veya 'iddia etmek'ten daha resmi ve kesin bir anlam taşır. Haklar veya fikirler için sıkça kullanılır: 'assert yourself', 'assert your rights' gibi.
Examples
It’s important to assert yourself during meetings.
Toplantılarda kendini **ifade etmek** önemlidir.
She calmly asserted her innocence in front of everyone.
Herkesin önünde sakin bir şekilde masumiyetini **ileri sürdü**.
She asserted that she was right.
O doğru olduğunu **ileri sürdü**.
Please assert your opinion if you disagree.
Eğer katılmıyorsanız lütfen fikrinizi **ileri sürün**.
You must assert your rights at work.
İş yerinde haklarınızı **iddia etmelisiniz**.
He likes to assert control over every situation.
Her durumda kontrolü **ele geçirmeyi** sever.